Anıtkabir’in mimarisinde neler gizli

Anıtkabir’in mimarisinde neler gizli

   Anıtkabir; Her bir noktası ayrı bir ilkeyi temsil eden, azim ve kararlığı ile çağdaş, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahıdır. Hayatınızın belki de birçok döneminde gidip gezdiğiniz, dua okuduğunuz Anıtkabir’in mimari özelliklerini hiç araştırdınız mı? Her köşesinda ayrı bir anlam ve sembol olan Anıtkabir’in mimarisini 10 Kasım’a özel olarak sizler için inceledik.

   Deniz seviyesinden 907 metre yükseklikte bulunan, eski adı Rasattepe, şimdiki adıyla Anıttepe’de Atatürk’e özel anıt mezar yaptırılması amacıyla, 1941 yılında uluslararası yarışma düzenlendi. Dünya’nın birçok yerinden 47 projenin katıldığı yarışmayı, Prof. Emin Onat ve Doç. Dr. Orhan Arda’nın hazırladığı Anıtkabir projesi kazandı.  Türk toplumunun hoşgörü ve barışçıl yanını en iyi anlatan proje olan Anıtkabir’in yapımına 9 Ekim 1944 yılında başlandı. 4 aşamada inşaa edilen ve 9 senede tamamlanan anıt mezara Ata’nın naaşı, 10 Kasım 1953 yılında gözyaşları içerisinde düzenlenen cenaze tören ile Etnografya Müze’sinden getirilerek defnedildi.

   Kullanılan materyallerin yanı sıra, heykel ve desenler ile Atatürk’ün fikirlerini, Türk toplumunun ise hoşgörü anlayışını en iyi şekilde anlatan Anıtkabir, 750 bin m2 alana sahiptir. 120 bin m2 içinde bulunan mozole bloğunda Aslanlı Yol, Tören Meydanı ve Mozole bulunmaktadır. Her köşesine simetrik olarak yerleştirilen 10 kule, isimleriyle inkılapları simgelemektedir. Kulelerin çatısında, eski Türk boylarının çadırlarında kullandığı tunç mızrak ucu bulunmaktadır. Geri kalan alanda 25 farklı ülkeden getirilen, 100’den fazla ağaç ve bitkiden oluşan Barış Parkı bulunmaktadır. Buradaki ağaçlar, büyüdüğü zaman şehrin her yerinden görülebilen Anıtkabir’in silüetini etkilememesi amacıyla bodur olan türlerden seçilmiştir.

Tandoğan kapısından giriş yaptığınızda karşınıza öncelikle 26 basamaklı merdiven çıkacaktır. Bu Merdivenlerin sonunda sizi İstiklal ve Hürriyet kulelerinin yanı sıra kadın ve erkek heykelleri karşılamaktadır. 262 metre uzunluğunda Aslanlı Yol’un sağ ve soluna, 24 Türk boyunu temsil eden, 24 aslan heykeli yerleştirilmiştir. Aslanların duruş şekilleri Atatürk’ün “ Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü temsilen oturur vaziyette yapılmıştır. Uysal şekilde oturan aslanların yüzlerinde ise her an saldırmaya hazır şekilde kararlılık ve mücadeleyi anlatan ifade bulunmaktadır. Aslanlı Yol’un en önemli mimari özelliği; asimetrik olarak yerleştirilmiş taşlar ve taşların aralarında ekilmiş farklı boyutlardaki çimlerdir. Bu Atatürk’ü anmak için gelen ziyaretçilerin başlarını yere eğip yürümelerini sağlamak amacıyla yapılmış önemli bir detaydır. Yolun sonunda sağ tarafta Mehmetçik, sol tarafta ise Müdafai Hukuk Kuleleri bulunmaktadır. Bu kuleleri geçtikten sonra 15 bin kişi kapasiteli tören alanına ulaşılmaktadır.

   Her detayında Türkiye

   Tören alanından Ata’nın huzuruna 42 merdiven çıkılarak ulaşılmaktadır. Merdivenlerin tam ortasında, üzerinde ‘Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir’ sözü yazılı hitabet kürsüsü bulunmaktadır. 52 metreye 72 metre genişliğinde olan mozolenin yüksekliği 17 metredir. Ön cephede 8, yan cephede 14 kolonla çevrilidir. Mozolenin cephesinin solunda Atatürk’ün Türk gençliğine hitabı, sağında ise Cumhuriyetin 10. yıl kutlamalarında yaptığı konuşma yer almaktadır.

   Mozolenin duvar ve zemini Anadolu’nun farklı illerinden gelen mermerler ile kaplıdır. Tavanları renkli ve altın yaldız varak mozaiklerle süslü olan mozole girişinin tam karşısında, büyük pencerenin yer aldığı nişin içinde Atatürk’ün sembolik lahit taşı bulunmaktadır.

   Atatürk’ün mezarındaki topraklarda ona yakışır şekilde hazırlanmıştır. Dönemin 67 vilayetinden, doğum yeri Selanik’teki evinin bahçesinden, Suriye’deki tek Türk toprağı Şah Süleyman Türbesinden, Güney Kore’deki Türk Şehitliğinden ve Kıbrıs’tan getirilen topraklar harmanlanarak, tam bir vatan toprağı oluşturulmuş ve mezarına konulmuştur.

   Mezar odası Osmanlı ve Selçuklu türbe mimarisine uygun olarak, ölümsüzlüğün ve sonsuzluğun simgesi olan sekizgen şeklinde tasarlanmıştır. Mezarının etrafında bulunan vazolar içerisine 81 ilden, KKTC’den ve kardeş ülke Azerbaycan’dan getirilen topraklar ayrı ayrı yerleştirilmiştir.

   Atatürk, gömülmek istediği yeri asla sözlü ya da yazılı şekilde vasiyet etmemiştir. Dostlarıyla yaptığı sohbet sırasında “Beni milletim nereye isterse oraya gömsün. Ama ben, mezarımın karşısında her daim dalgalanan Türk bayrağı görmek isterim.” demiştir. Bu vasiyeti doğrultusunda sekizgen mezarının her köşesinde ve Anıtkabir’in en büyük penceresinin karşısında Ankara Kalesi’nde dalgalanan Türk bayrağı görülmektedir.

Yorum ekle

E-posta adresiniz bizimle güvende.

Giriş YapBiBursa.com

Hesap bilgileri e-posta ile onaylanacaktır.

Reset Your Password